Vietnam’da Devletin Kiliseye Sızması
ICC, dünya çapında Hristiyanlara yönelik zulmü belgelemek amacıyla 1995 yılında kurulan, Washington, D.C. merkezli, “mezhepsel ayrım gözetmeyen” bir insan hakları savunuculuğu yapan kar amacı gütmeyen kuruluştur.
Raporda, Katolik Kilisesi’nin Vietnam’daki dini topluluklar arasında benzersiz bir konuma sahip olduğu belirtilmektedir. Tanınan diğer dini kuruluşların çoğundan farklı olarak, Katolik Kilisesi devlet kontrolündeki bir yapıya doğrudan entegre değildir.
Üç Kontrol Stratejisi
Rapora göre, Komünist Parti, ABD Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu (USCIRF) tarafından 2023 yılında yapılan bir analize dayanarak, dini toplulukları kontrol etmek için üç temel strateji uygulamaktadır.
Birincisi olan “ikame”, tarihsel olarak bağımsız dini örgütleri yasadışı ilan etmeyi ve genellikle mülklerine el konulduktan sonra bunların yerine devlet kontrolündeki alternatifleri getirmeyi içerir. Rapora göre, bu strateji en çok Budist örgütlere karşı kullanılmıştır.
İkincisi olan “kooptasyon”, dini kurumların hükümet denetimini kademeli olarak kabul ettikten sonra faaliyetlerine devam etmelerine izin vermektedir. Bu tür “melez” örgütler aktif kalır, ancak devletin belirlediği sınırlar içinde işlev görürler. Rapor, bu yaklaşımın Evanjelik mezheplere uygulandığını savunmaktadır.
Üçüncü strateji olan “içeriye sızma”, ICC’nin özellikle Kilise’ye karşı en belirgin şekilde kullanıldığını belirttiği stratejidir. Parti, Kilise üzerinde doğrudan bir yetkiye sahip değildir. Devlet kontrolündeki sözde dini bir örgüt olan “Vietnamlı Katoliklerin Dayanışma Komitesi”ne güvenmiştir.
Yararlı Ruhbanlara İyilik Yapmak
ICC’ye göre, komite, hükümetin çıkarlarıyla uyumlu rahipler ve piskoposlar aracılığıyla Kilise içindeki Parti etkisini genişletmeye çalışmıştır.
Dini özgürlüğü savunan veya yetkililerle işbirliği yapmayı reddeden din adamları ve inananlar hedef alınmaktadır.
Raporda, bunun sonucunda Hanoi’nin, bazı Budist örgütlerini bünyesine kattığı veya Protestan grupları devletin onayladığı yapılara dahil ettiği gibi resmi olarak bünyesine katamadığı Kilise içinde bir etki alanı elde ettiği belirtilmektedir.
Dini Mahkumlar
Raporda, Vietnam’da hâlâ serbest bırakılmamış 57 dini mahkumdan bahsediliyor; bunlardan birçoğu gözaltında işkenceye maruz kalmış.
Vurgulanan vakalar arasında Nay Y Blang ve Dinh Yum yer almaktadır. Blang, kayıt dışı bir Evanjelik gruba üye olduğu için gözaltına alınırken, Yum ise Orta Dağlık Bölge’deki Degar Protestanlığı ile bağlantılı faaliyetleri nedeniyle on bir yıl hapis cezasına çarptırılmıştır.
1975 Sonrasının Kökleri
ICC, günümüzdeki kısıtlamaların çoğunun Vietnam Savaşı'nın ardından ortaya çıktığını belirtiyor. 1975'teki Komünist "zafer"in ardından, Orta Dağlık Bölge'deki Montagnard Hıristiyanları, birçoğunun ABD Özel Kuvvetleri ile birlikte savaşmış olması nedeniyle işbirlikçi olarak görüldü.
Rapora göre, yetkililer bu duruma arazi müsaderesiyle, kiliselerin kapatılmasıyla, tutuklamalarla ve hem dini hem de etnik kimliklerini bastırmaya yönelik girişimlerle karşılık verdi.
Papaz Nglol Rahlan’ın İfadesi
Raporun önemli bir bölümü, şu anda ABD’de yaşayan Montagnard Hıristiyan lideri Papaz Nglol Rahlan’ın ifadesinden oluşmaktadır.
Rahlan, yetkililerin inananları gözaltına almaya devam ettiğini ve Hristiyanları kendi cemaatleriyle ibadet etmek yerine devletin tanıdığı kiliselerde Noel ayinlerine katılmaya zorladığını söyledi.
Rahlan, devletin kontrolündeki dini grupların Hristiyanları “Ho Chi Minh’e tapınmaya” zorladığını iddia ediyor.
Yapay zeka çevirisi